Ekonomi

Mahkeme kararı olmadan ad ve soyad değişimi süresi uzatıldı

19 Kasım 2017 tarihinde yapılan mahkeme kararı olmadanve soyad değişikliği yapılabilmesi düzenlemesine vatandaşlardan yoğun talep geldiğinin altı çizilen açıklamada, söz konusu düzenlemenin ardından sürenin 3 yıl daha uzatıldığı, Cumhurbaşkanına da süreyi bir katına kadar uzatma yetkisi tanındığı belirtildi.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek Resmi Gazetede yayımlandığı hatırlatıldı.

Söz konusumetni içinde yerDernekler Kanununun 28’inci maddesinde yapılan değişiklik ile dernek adlarında “Şehit” ve “Gazi” kelimelerinin “Türk”, “Türkiye“, “Milli”, “Cumhuriyet”, “Atatürk” ve “Mustafa Kemal” kelimeleri gibi İçişleri Bakanlığının izniyle kullanılabileceğinin hüküm altına alındığı belirtilen açıklamada yapılan değişiklik ilekabul edilen şehit ve gazi kavramlarının suistimalinin önlenmesi ve bu kelimelerin taşıdığıve kutsiyetinin korunmasına ilişkin ihtiyaç duyulan yasal düzenlemenin yapıldığı vurgulandı.

EMNİYET TEŞKİLAT KANUNUNDAKİ DÜZENLEME

Kanunun 9’uncu maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunun Geçici 26’ncı maddesinde yapılan düzenlemeyle, yüksekokul veya daha aşağı derecede eğitim durumuna sahip polis memurlarından geçmişteki yasal düzenlemeler çerçevesinde B grubu amir olarak atanan ve 4 yıllık üniversiteyi sonrasında bitirenlerin, A grubu amir konumundaki polis akademisi mezunları ile aynı süre ve şartlarda terfi edebilmelerinesağlandığı belirtildi.

Yapılan düzenlemeden halen B grubu polis amiri olarak görev yapan, 84’ü başkomiser, 803’ü komiser ve 24’ü komiser yardımcısı olmak üzere toplamda 911 amir sınıfı personelin yararlandığı kaydedildi.

Açıklamada, söz konusu düzenlemeyle birlikte, komiser yardımcısı ve komiser rütbelerinde bir üst rütbeye terfi için 6’şar yıl beklemekte olan B grubu amirlerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten geçerli olmak üzere A grubu amirler için uygulanan 4’er yıllık bekleme sürelerine tabi olacağıedildi.

Ayrıca başkomiser rütbesindenamiri rütbesine yükselebilecek lisans mezunu B grubu amirler için uygulanan, A grubu amirlerden terfi edenlerin yüzde 10’unu geçememe sınırlamasının da uygulamadan kaldırılacağı belirtildi.

Ayrıca başpolis memurları ile kıdemli başpolis memurlarından komiser yardımcılığına terfi edecekler içinolan 45 yaş sınırı kaldırılarak, daha önceden yaş sınırına takıldığı için sınava girme hakkı elde edemeye 2 bin 849 başpolisin komiser yardımcılığı sınavına girme hakkını elde ettikleri belirtildi.

Sıradaki Haberi Oku  TOKİden krediyle ev almak caiz mi? Diyanetten merak edilen soruya yanıt geldi

KABAHAT KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

Açıklamada, kumar oynayan kişilere uygulanan idaricezasının da arttırıldığı belirtilen açıklamada, halen 322 lira olarak uygulanan idaricezası miktarının bin liraya yükseltildiği kaydedildi.

Öte yandan, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun 41’inci maddesinde yapılan değişiklik ile belediye sınırları dışında da çevre kirliliğineolan şirket atıklarına kolluk birimlerince işlem yapılabilmesi ve idaricezası uygulanabilmesinesağlandığı belirtildi.

İHRACATÇILARA KOLAYLIK

Yapılan bir diğer düzenleme ile rekabet gücünü artırmak, dış pazarlarla daha güçlü ilişkiler kurmalarını kolaylaştırmak amacı ile ihracatçılara verilendamgalı pasaport hakkı süresinin 2 yıl iken belli birrakamını yakalayan ihracatçılara verilendamgalı pasaport hakkı süresinin 4 yıla çıkarıldığı hatırlatıldı.

Düzenleme ile ihracatçılarındamgalı pasaport sahibi olmaları ile vize başvuruları esnasında yaşanankaybı, başvurularınınsonuçlanması, çok kısa süreli vize verilmesi gibi sorunların önüne geçildiği belirtildi.

Buile ihracatçılara, dünya ticaretinin yüzde 75’ini gerçekleştiren çok sayıda ülkeye vizesiz giriş imkanı sağlanırken, yeni pazarlara girmeleri vepazarlarda devamlılıklarının kolaylaştırıldığı vurgulandı. Uygulamanın,seferdefazla ülkeye iş seyahati gerçekleştirmek zorunda kalan ihracatçılarınve dolayısıyla yaşayacakları ticari kayıplarının da önüne geçilmesinin sağladığıedildi.

VELAYET VE VESAYETE İLİŞKİN KARARLAR

Yabancı makamlar tarafından verilen vesayet ya da velayet kararının kabulünde tanıma ve tenfiz şartının arandığı hatırlatılan açıklamada, düzenleme ile yabancı makamlarca verilmiş vesayet/velayet kararı bulunanlarındışındaki pasaport işlemlerinde yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla, bu kararlarının ilgili ülkedeki dış temsilciliklerdeki pasaport işlemlerinde kabul edilmesinin sağlandığı kaydedildi.

AD SOYAD DEĞİŞİMİ SÜRESİ UZATILDI

19 Kasım 2017 tarihinde yapılan mahkeme kararı olmadanve soyad değişikliği yapılabilmesi düzenlemesine vatandaşlardan yoğun talep geldiğinin altı çizilen açıklamada, söz konusu düzenlemenin ardından sürenin 3 yıl daha uzatıldığı, Cumhurbaşkanına da süreyi bir katına kadar uzatma yetkisi tanındığı belirtildi.

Soyadı Kanununa aykırı soyadları ile yazım vehatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanandeğişiklikleri bulunanve soyadlarınınveya ilçekurullarınca bir defaya mahsus olmak üzere değiştirilebilmesinesağlayan düzenleme ile mahkemelerin iş yükünün azaltıldığının altı çizildi.

Sıradaki Haberi Oku  Üniversiteli kız öğrenciler, ihtiyaç sahibi çocuklar için atkı, bere ve eldiven üreterek yürekleri ısıtıyor

Bunun yanı sıra maddeye eklenen yeni hüküm ile Bakanlığa iletilen yoğun talebin karşılanması ve vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerin giderilebilmesi adınaahlakaolmayan vetarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen adların da mahkeme kararı aranmaksızınveya ilçekurullarınca değiştirilebilmesinetanındığı kaydedildi.

ÇOCUKLARIN TÜRK VATANDAŞLIĞI

Türk Vatandaşlığı Kanununda reşit olmayan çocukların,ve babanın Türk vatandaşlığındançıkması halinde ebeveynin irade ve talebi olmaksızın Türk vatandaşlığını doğrudan kaybettiği hatırlatılan açıklamada, 2011-2019 yılları arasında ebeveyne bağlı olarak 30 bin 799 çocuğun Türk vatandaşlığını kaybettiği belirtildi.

Düzenleme ile çocuğun üstün yararı gözetilerek, Türk vatandaşlığınıkaybedenve babanın çocuklarının da Türk vatandaşlığını re’sen kaybetmesi sonucunda oluşan mağduriyetlerin giderilmesinin amaçlandığı açıklandı.

AFETZEDELERE YAPILAN YARDIMLARDA UYGULAMA BİRLİĞİ SAĞLANDI

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, jeolojik yapısı, topografyası ve iklim özellikleri nedeniyle afetlerden çoketkilenen ve yüksek derecede risk taşıyan bir coğrafyada bulunan Türkiye’deve diğer afetlerin gerçekleşmesi durumunda konutlarıgören yerlerde alınacak tedbirler ile yapılacak desteklerde “Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun” hükümlerinin uygulandığı hatırlatıldı.

7269 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinde afetler sonrası konutlarıgören kişilere yapılacak destekler vesahipliği ile ilgili hususlara dair hükümlerin bulunduğu, mevzubahis 29’uncu maddenin üçüncü fıkrasında “Kendilerine ait olmayan arsa veya arazi üzerine inşaat ruhsatı almaksızıninşa eden yapı sahipleri ile yer kayması,baskını, kaya düşmesi ve benzeri sebeplerleplanında yapı yapılması sakıncalı olarak belirlenen yerlerde ruhsatsız olarak yapılan yapıların sahiplerisahibi olarak kabul edilmez” hükümlerinin yer aldığıedildi.

Aynı 29’uncu maddeye 9.5.2012 tarihli ve 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu’nun 16’ncı maddesi ile sekizinci fıkra olarak eklenen “Zorunlusigortası kapsamındaki binalar için, bu Kanundan ve ilgili diğer mevzuattan doğan “Devletinkredisi açma veyaptırma yükümlülükleri, zorunlusigortası yaptırılmamış olmasının tespit edilmesiyleortadan kalkar” hükümlerinin bulunduğu kaydedildi.

Söz konusu hükümler gereği ilgili hükümlerde belirtilen hususlara uyamayan afetzedelere yardım yapılamadığından, aynı bölgedeki afetlerde yapılacak iş ve işlemlerde uygulama birliği sağlanması açısından ve sosyal devlet ilkesi gereğince, 7269 sayılı Kanun’un Geçici 26’ncı maddesinde düzenleme yapıldığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Sıradaki Haberi Oku  CHPli isimden Mansur Yavaş ve meclis üyeleri hakkında suç duyurusu: 25 milyon lira rüşvet istediler

“7269 sayılı Kanun’un Geçici 26’ncı maddesinde yapılan düzenleme ile; Denizli ili Acıpayam ilçesinde 20/3/2019 tarihinde, Malatya ili Arguvan ilçesinde 21.3.2019 tarihinde, Elazığ ili Sivrice ilçesi ve çevresinde, Malatya ili Doğanyol ve Pütürge ilçelerinde 4/4/2019 tarihinde, Denizli ili Çardak ilçesi ve çevresinde, Denizli ili Bozkurt ilçesinde, Afyonkarahisar ili Dazkırı ilçesinde 8.8.2019 tarihinde meydana gelenafetlerinde, kendilerine ait olmayan arsa veya arazi üzerine inşaat ruhsatı almaksızıninşa eden yapı sahipleri ile zorunlusigortasını yaptırmamış afetzedelerin de borçlandırmaları yapılmak kaydıylasahibi olmaları sağlanmaktadır. Söz konusu düzenleme ile, sosyal devlet ilkesi ve aynı bölgelerdeki afetlerde yapılacak iş ve işlemlerde uygulama birliği sağlanması amaçlanmıştır. Bununla birlikte, yapılan düzenleme ile Denizli, Malatya, Elazığ ve Afyonkarahisar illerindeki vatandaşlara destek sağlanacağı öngörülmektedir.”

BAĞIMLILIKLA MÜCADELE

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına ilişkin hükümler çerçevesinde bağımlı kişinintedaviye sevk edilmesi içinbürokratik işlemlerin çok uzunaldığı ve bunun için de bir vasi kararının gerektiği hatırlatılan açıklamada, tedaviye muhtaç uyuşturucu madde bağımlılarının, başta aileleri veaçısındangüvenlik sorunu oluşturduğuedildi.

Çok sayıda bağımlı ailesinin çocuklarınınolarak tedavi veya gözetim altına alınmasını istediği belirtilirken, Türk Medeni Kanununun 436’ncı maddesine yapılan değişiklik ile vatandaşların kaygılarının giderilmeye çalışıldığıedildi.

Açıklamada şöyle denildi: “Bubir bakımdan kişinin korunması amacıyla getirilen bir düzenlemedir. Söz konusu değişiklik ile, kişinin bir sağlık kuruluşuna yerleştirilebilmesi ve resmi sağlık kurulu raporunun alınabilmesi içinön raporu usulü düzenlenmekte, kişinin sağlık kuruluşunda bulundurulabileceği süre yirmi günle sınırlandırılmaktadır. Yine, bu süre zarfında, gerekmesi halinde,tıbbi müdahalelerin yapılması, vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi numunelerin alınabilmesi imkanı getirilmektedir. Ayrıca, madde kapsamında alınan kararların icrası için gerektiğinde ilgili kişi hakkındakullanılabilmesi ve sağlık görevlilerindentıbbi yardım alınabilmesi öngörülmektedir.”

Kaynak: İHA